“Kilit Vurduk Kapılara” Çok yakında Çıkıyor
Tüm yaşantısı boyunca duygularını ve düşüncülerini dillendirdiği şiir ve türkülerini kitaplaştırarak ölümsüzleştirmek isteyen Rüstem Hal “Benim Pencerem” isimli ilk kitabından sonra şimdide “Kilit Vurduk kapılara” isimli ikinci kitabını çıkarıyor.
Tarih: 25.7.2016 22:23:22/ 1787okunma / 0yorum

 

Tüm yaşantısı boyunca duygularını ve düşüncülerini dillendirdiği şiir ve türkülerini kitaplaştırarak ölümsüzleştirmek isteyen Rüstem Hal “Benim Pencerem” isimli ilk kitabından sonra şimdide “Kilit Vurduk kapılara” isimli ikinci kitabını çıkarıyor.

 “Benim Pencerem” isimli İlk kitabının; tasarım, dizgi ve baskısını yaptırdığı Fotoçek şairin şimdide ikinci kitabı olan “Kilit Vurduk kapılara” isimli eserini baskıya hazırlıyor.

Bu duygu yüklü hepsi birbirinden içli olan şiir ve türkülerin sahibi Rüstem Hal kendisini bize şöyle anlattı. Hal “Anamın bana verdiği kimlik yılı 1959 ya da 1960 anacığım tam bilemiyor aylardan Nisan ya da Mayıs gibi doğdun diyor. Anam ne bilsin yok ki okuma yazması işte doğum hikayem.

Babam nüfus memuruna iki tas mercimek vererek 1960 doğumlu olarak nüfusa kayıt yaptırmış.

Nisan, Mayıs arasında Çitli köyü Arpa çukuru mahallesinde  Ömer oğlu Zeynep Küpeli´den doğma  üç oğlan dört kızın  iki numarasıyım. Anamın yanında; canından, kanından, dünya malından daha kıymetli oğluyum.  Anam her derdime koşan, ağlayan bir anadır ama ne yapsın gariban gücü gözyaşına yeterdi. Anam dört kız ben dahil üç oğlan dünyaya getirmiş, Allah anamdan razı olsun.

Bacılarım, kardeşlerim beni öyle bir seveler ki anlatılması mümkün değil. Telefonda azıcık sesim bozuk çıksa hemen telaşlanıp üzüntüye düşerler. Ben böyle bacı, kardeş sahibiyim, Allah hepsine hayırlı ömürler nasip eylesin.

En küçük kardeşim Hüseyin´i 1997 Askerlik görevinden sonra köye dönüşünün yirmi birinci gününde 24 Mayıs Pazar gününde kaybettik. Allah mekanını cennet eylesin.

Üvey demeye dilim varmıyor ama üvey ablamı tam yirmi iki yıl sonra buldum. Öyle bir buluşma ki ne buluşma. Sarıldı bana öyle ağladı ki sanki yağmur yağdı, Bana ilk kelimesi “ede sen Ürüsttem´misin” oldu. “he” diyemedim hıçkırıkla kafamı salladım.

Bacıların ve kardeşlerimden doğan yeğenlerim benim için bulunmaz birer servet, hepsi mükemmel. Benden gözüm yaşın istesinler gözümü veririm.

Beni hayata bağlayan önce Allah sonra üç oğlum ve bir kızım. Susuz insan yaşar mı, onlar benim evimden çıkan pınarım. Akışına, suyun çıkışına doyum olur mu? Bende onlara doyamam. Onlar uyusa uykusu benim, yürüse ayağının altına kalbimi koyarım, karanlıkta ayım, yıldızım, güneşim, göremediğim yolumdurlar. Daha ne diyeceğimi bilemiyorum. Onlar benim her şeyim hakkımı onlara helal ediyorum. Gerektiği gibi babalık bel ki yapamadım, özür diliyorum ama onlar harika evlatlar.

Doğumumdan sonra her çiftçi çocuğu gibi bende köyde rutin işlerle uğraştım. İşçilik, amelelik yaptım, çok şeyler yaşadım, çok duygusal biriyim. 1975 ten sonra duygularımı şiirlere dökmeye başladım. Tüm şiir ve türkülerimi ilk önce “Benim Pencerem” isimli kitabımda daha sonrada “Kilit Vurduk Kapılara” isimli bu son kitabım ölümsüzleştirdim.

Bu kitapta benim kim olduğum, duygularım, hüzünlerim, sevinçlerim, gözyaşlarım, mutluluklarım ve mutsuzluklarım yer almaktadır” dedi.

Haber: Zeki Kurultak

 









Kaynak:

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
E-Gazete
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar